Yazdır

"HES Projeleri" ile ilgili DSİ Genel Müdürlüğüne sendikamız yazısı

Aktif .

 

DSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE
ANKARA

4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesinde inşaatı devam eden ve yapılacak olan barajlı ve regülatörlü HES'lerin; proje onayı, denetimi ve kabulü işlemleri DSİ Genel Müdürlüğü'nün 02.04.2012 tarih ve 2012/8 sayılı genelgesi ile düzenlenmiştir.

Daha öncesinde, HES'lerle ilgili işlemlerin 13.05.2011 tarih ve 27933 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 'Su Yapıları Denetim Hizmetleri Yönetmeliği' çıkartılarak denetimin su yapıları yetkili denetim firmaları tarafından yaptırılması öngörülmüş ancak, 2011/2768 esas nolu Danıştay kararı ile bu yönetmeliğin yürütülmesi durdurulmuştur.

Halkın ortak malı olan akarsularımızla ilgili düzenlemelerin kamu eliyle yaptırılması ve kontrolünün sağlanması amacını gütmesi nedeniyle, 2012/8 sayılı genelgenin düzenlenmesi yerinde bir karar olarak değerlendirilmiştir.

Burada önemli olan, proje onayı ve işin denetiminin başarılı bir şekilde yapılabilmesi için gerekli altyapının DSİ Genel Müdürlüğü' ne bağlı tüm teşkilat içinde oluşumunun sağlanmasıdır.

 

Şu ana kadar son yönetmeliğin uygulanması aşamasında, ne projenin ne de inşaatla ilgili imalatların yerinde kontrolünü sağlayacak sağlıklı bir denetim mekanizması oluşturulmamıştır. Hala HES inşaatları, lisans sahibi firmaların kendi öngördükleri şekliyle, kendi kararları çerçevesinde devam etmektedir. Her ne kadar genelgede denetimin DSİ kriterleri ve şartnamelerine göre yapılması öngörülmüş olsa da, bu denetim mekanizması bir türlü çalıştırılamamaktadır.

HES inşaatı kontrolünün sağlıklı olarak sağlanabilmesi için, her işin başında bulundurulması gereken, kontrol mühendisleri, sürveyanlar, laborantlar işin başında bulundurulmamaktadır. Oysaki; DSİ bünyesinde devam etmekte olan işler dikkate alındığında, HES inşaatları son derece önemli bir durumdadır. Bazı HES'lerin 200 milyon, hatta 300 milyon TL lik keşif bedelleri olduğu dikkate alındığında, konunun ciddiyeti daha iyi anlaşılabilir. Bu rakamlar, barajlı HES lerde milyar TL seviyelerine varabilmektedir. Yaklaşık 2000 HES projesi olduğu düşünüldüğünde, bu işlere ait toplam keşif bedellerinin inanılmaz boyutlara ulaştığı görülecektir. DSİ için böylesine önemli büyüklükteki projelerin her adımdaki denetiminin de en ciddi şekilde yapılması gerekmektedir.

HES projelerinin, inşaat aşamasında yerinde denetiminin sağlanması amacıyla görevlendirilecek kontrol mühendisleri, sürveyanlar, laborantlar, haritacılar ve diğer elemanların DSİ kontrol yönetmeliğine hakim olmalarını gerektirecek eğitim verilmelidir. HES inşaatı sırasında karşılaşılan uygun olmayan imalatlara ne şekilde müdahale edileceği, işin gerektiğinde durdurularak, hatalı olarak yapılan imalatların düzeltilmesinin nasıl bir yol izleneceği konusunda bilgilenmeleri sağlanmalıdır.

26.06.2003 tarih 25150 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” yürürlüğe girmesinden itibaren, inşa edilmekte olan bu projeler, ne yazık ki bugüne kadar, son derece yetersiz olarak denetlenmiş ya da hiç denetlenmemiştir. Bu denetimsizliğin doğal sonucu olarak birçok iş kazası meydana gelmekte, yaralanma ve ölümlerle karşılaşılmaktadır.

HES projelerinin uygulanmasında, hiçbir sıralama göz önünde bulundurulmamaktadır.

Birçok HES inşaatı onaysız projelerle yapılmaktadır. İnşaat, neredeyse bitme aşamasına gelmiş HES'lerde bile bu durum söz konusudur. DSİ Genel Müdürlüğü, projeleri onaysız bir şekilde devam etmekte olan HES inşaatları ile ilgili olarak net yaptırımlar uygulamalıdır. Bu, yapılmadığı sürece, lisans sahibi firmalar bunu bir zaaf olarak değerlendirmeye devam edeceklerdir.

2012/8 sayılı genelge, devam etmekte olan HES inşaatları ile ilgili olarak, şu ana kadar yapılmış olan imalatların DSİ kriterlerine ve şartnamelerine uygun olarak yapılıp yapılmadığının nasıl belirleneceğine cevap vermemektedir. Oysaki; işin kabulü aşamasında, geçici kabul komisyonu, hiçbir denetime tabi tutulmamış imalatları da, sadece yüzeysel gözlemlerle ve lisans sahibi firmanın söylemlerini dikkate alarak, kabul etmek zorunda bırakılmaktadır. Kabul işlemlerinde, kabulün yapılmasının adeta bir zorunlulukmuş şeklinde yaratılan algı ile; kabul komisyonunda bulunan teknik elemanlar isteyerek yada istemeyerek kabul tutanaklarına imza atmak zorunda bırakılmaktadır. Attıkları imzanın getirdiği sorumluluğun bilincinde olmaksızın denetimsiz bu yapılar için verilen onaylar sonrasında, ciddi hukuki yükümlülükler getirmektedir.

En çok karşılaşılan sorun ise, denetimsiz olarak hala devam etmekte olan HES inşaatlarında kazıdan çıkan malzemenin uygun şartlarda depolanmamasıdır. Çevre felaketlerinin önemli bir bölümü bu sebepten meydana gelmektedir. Özellikle, regülatör yapısından sonra yapılan kanal yada tünel kazısından çıkan hafriyat, uygun depo alanlarına taşınması gerekirken, kontrolsüz bir şekilde yamaçtan aşağıya doğru atılmakta ve tüm doğal yapı tahrip edilmekle kalmayıp, akarsu yatağı da doldurularak doğal akış rejimi değiştirilmektedir.

Oysaki, 18.03.2004 tarih ve 25406 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği” incelendiğinde, çok ciddi ve önemli düzenlemelerin olduğu görülecektir. ÇED aşamasında hazırlanan raporlarda, lisans sahibi firmalar bu yönetmelikteki şartlara uyacaklarını taahhüt etmelerine rağmen, uygulamada bunu çok az yerine getiriyorlar ya da hiç dikkate almıyorlar.

4682 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda yapılmakta olan HES projeleri ile ilgili olarak yukarda belirtilen olumsuzlukların giderilmesi hususunda gerekli çalışmaların yapılmasını arz ederiz.