Yazdır

HALKIN İRADESİNE YASAK KONULAMAZ!

Aktif .

BASINA VE KAMUOYUNA

"Herkesin bildiği üzere, Milletvekilliği TBMM Genel Kurulunda düşürülebilir.

TBMM Başkanlığı'na bir tezkere yazılır. TBMM Başkanlığı, İçtüzüğe göre bir işlem yapar ve düşürür. Milletvekili adayı olmasında seçilmesinde bir sakınca görülmeyen sayın Dicle, Diyarbakır halkından 70 bin oy alarak milletvekili seçilmiştir.

İl Seçim Kurulu bir kişiye 'siz milletvekili seçildiniz' diye eline bir mazbata verdiği andan itibaren bu kişi milletvekilidir. Burada YSK hukuk dışı siyasi bir kararla bu vekilliği iptal ettiğini açıklamıştır. YSK bir mahkeme olmadığı gibi TBMM hiç değildir.

Yargıtay'ın "Biz çok dosyayı imzalıyoruz hangi ismi hatırlayalım" savunması gereksiz ve inandırıcı değildir.

YSK verdiği karardan sonra bir açıklama yaparak Bağımsız Milletvekili Dicle’yi Yargıtay kararını saklamakla suçladı. Halbuki Yargıtay’da Dicle kararını alan daireden bir Hakim aynı zamanda YSK üyesidir. Bu tür ayrıntılar ise siyasi bir karara kılıf uydurmadır.

"Bu süreç baştan sona bir komplodur" %10 seçim barajı,hazine yardımının kesilmesi, Bağımsızların birleşik oy pusulasına dahil edilmesi, iktidarın halkın iradesini kırmaya yönelik çabalarıdır.

Milletvekili adaylığı kabul edilen Hatip Dicle, seçimlere katılmış büyük bir oyla halk tarafından seçilmiştir. Mazbatasını veren İl Seçim Kurulunu yok sayarak milletvekilliğini iptal eden YSK, hukuku çiğnemiş siyasi bir karar almıştır.

"Peki böyle bir haksızlık varsa, bunun düzeltilmesi gerekmez mi" hayır gerekmiyor. Bu haksızlığı haykıranlara İstanbul-Diyarbakır-Hakkari ve diğer illerde gereken ceza kesiliyor. Milletvekili de olsa polisin orantısız güç kullanmasından nasibini alıyor.

Anayasa'nın 14. maddesine giren ve 1 yıldan fazla ceza gerektiren suçlardan hüküm giyenlerin anayasanın 76. maddesine göre affa uğramış olsalar dahi milletvekili seçilemeyeceğine dikkat çekiliyor. Bilindiği üzere AKP Genel Başkanı 2002 yılında bu yasadan özel yasa değişikliği yapılarak kurtulmuştu. İleri demokrasi savunucuları neden bu yasayı değiştirmediler acaba!

Bir Çin atasözü vardır: 'Daima karanlıktan bahsedeceğine kalk da bir mum yak'. sürekli eleştiren siyasi partilerimiz ve milletvekilleri eleştirileri bırakarak TBMM'de birer mum yakmalıdır. Mum yakmaktan kastımız parlamentoda anayasa ve yasa değişikliklerini gerçekleştirmektir.

"AİHM, Türkiye’yi DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ konusunda mahkûm ediyor"

Türkiye Cumhuriyeti ve yargıçları "Altına imza koyduğu uluslararası sözleşmelerin ve yetkisini kabul ettiği AİHM'nin içtihatlarını göz önünde bulundurarak karar verirlerse daha isabetli olur. Sırf düşüncesini açıkladı diye kişiye ceza vermek... Uluslararası yükümlülüklerini hatırlatmak bile bu konuda gereksizdir.”

AİHM'in 'seçme ve seçilme hakkı' ile 'düşünce özgürlüğü' konusundaki kararları YSK'nın ve Yargıtay'ın Hatip Dicle kararlarıyla çelişiyor.

AİHM, Merve Kavakçı, Nazlı Ilıcak, Mehmet Yumak ve Resul Sadak'ın seçme ve seçilme haklarıyla ilgili yaptığı başvuruları nedeniyle Türkiye’yi mahkûm etmişti.

Türkiye de bunu bilmeyen hukukçu veya yargıç yoktur. Ancak bu karar hukuki değil siyasidir. Bu hukuk dışılığı ve halkın iradesini hiçe sayan zihniyeti kınıyoruz.

28/06/2011

ESM GENEL MERKEZİ