Yazdır

“SESİMİ DUYAN VAR MI”

Aktif .

Bazı fotoğraf kareleri vardır. Simgeleşir ve zihinlere kazınır. Beton yığınları altında omuzunda artık yaşamayan kime ait olduğu bilinmeyen bir el, Yunus bağırıyor “SESİMİ DUYAN VAR MI” kafasını uzatıp sesimi duyan var mı diyen henüz çocuk yaştaki Yunus artık yaşamıyor. Muktedirler ve AKP zihniyeti bu fotoğraftan ders çıkartmalıdır. Biz bu ülkede yaşayan insanlar olarak, bu fotoğraftan kendi adımıza dersler çıkardık.

VAN 7,2 şiddetinde sallandı. Binlerce insan beton altında kaldı. Başbakan dış yardımı kabul etmedi.

Van depremi, siyasal iktidarın kimi zaman resmi ya da göstermelik söylemlerinin altında kalan birçok sosyolojik gerçekliğin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Toplumsal kırılma ve yarılmaları da ortaya dökmüştür. Gerek sosyal medyada gerekse ulusal basında siyasal iktidar yandaşlarının, ırkçılığa varan söylemleri ile gerçek ayrımcı zihniyetlerin kimler olduğu ortaya çıkmıştır.

Van Depremi toprağın altında olup bitenleri bize hatırlatırken, aynı zamanda hükümetin sosyal ve iktisadi gerçekliğini de gözler önüne sergiledi. “İNSAN ODAKLI” değil “PARA VE KÂR ODAKLI” politikaların yol açtığı büyük bir çevresel yıkımı tüm çıplaklığı ile görmemizi sağladı.

Türkiye’deki sistemin bir yandan rant ile siyasetin buluşma mekanları olduğu, vergi siteminin işleyişindeki yalan ve sömürüden başka bir anlam ifade etmediği bir kez daha tescillendi.

Van depremi insan hayatlarını iktidarı için gerekli bir araçtan başka bir şey görmeyen AKP hükümetinin, deprem bölgesinde kendilerinden başka hiç kimseyi deprem bölgesindeki kurtarma çalışmalarına katmaması, bu konudaki işbirliği önerilerini reddetmesi, üç gün boyunca uluslar arası teknik yardımı bile reddetmesi, can kayıplarını arttırmıştır. Arama kurtarma çalışmalarını tek elden ve propaganda amaçlı olarak yürütmeye kalkışması, halkın mağduriyetine ve daha fazla can kayıplarına yol açmıştır.

Tüm bu nedenlerle bu süreçte iktidarın, topluma karşı, Van da hayatlarını kaybedenlere karşı, evlerini ve yakınlarını kaybedenlere karşı, siyasi, ahlaki vicdani ve insani sorumluluğu vardır. Her iki kişiden bir oy aldım diyen siyasal iktidar ilk üç gün teknik yardımı kabul etmemekle, her iki kişiyi de beton altından çıkartamamıştır.

Tüm acılara; duygusal ve toplumsal hayal kırıklıklarına rağmen, Ülkenin dört bir yanından halkımız Van’daki acılara ortak olmuştur. İnsani ve ahlâki bir sorumlulukla Van’daki kardeşlerinin yardımına koşmayı görev bilmiştir.

Saygılarımızla.

ESM YÖNETİM KURULU