Yazdır

Şeker Fabrikalarının Özelleştirilmesinden Derhal Vazgeçilmelidir

Aktif .

BASINA VE KAMUOYUNA

Bilindiği gibi AKP iktidarı 10 yıldır ülkemizi tek parti olarak yönetmektedir. AKP’nin siyasal reçetesi komplocu ve liberalizm, ekonomik reçetesi ise, özelleştirme ve zamcılıktır. 1984 yılında anayasaya giren özelleştirme kelimesini en çok kullanan ve uygulayan AKP olmuştur. Sarsılmaz dediği ekonomi, dolaylı vergilerle ayakta durmaktadır. Kamu açıkları ise, iğneden ipliğe zam yapılarak ve kamu kurumları özelleştirilerek elde edilen gelirlerle kapatılmaya çalışılmaktadır.

Aynı zihniyet on yıldan beri Kamunun elinde bulunan Kamu kurumlarını satmaya devam etmektedir. Satılma sırası Şeker Fabrikalarına gelmiştir. Binlerce çalışanı, binlerce üreticiyi açlığa ve sefalete mahkum etmek pahasına bunu yapıyor. Daha da önemlisi halkın sağlığı hiçe sayılarak. Çünkü AKP hükümeti emperyalistlere söz vermiş, bir çok AB ülkelerinde üretimine izin verilmezken Nişasta Bazlı Şekere, Ülkemizde toplam şeker üretiminin yüzde 10 u kadar üretilmesine izin verilmiştir, bunun anlamı; Türkiye’de saf şeker üretmeyeceğiz. Biz sizden sahte şeker alacağız veya üreteceğiz. Halkımızın sağlığı sizin ve bizim cüzdanımızdan daha önemli değildir.

Türkiye de herkes bilir ki, özelleşen her kurum batmış ve üretimden düşmüştür. Özelleşen her kurumun ürettiği pahalı, üretilmeyen de ithal mallar olmuştur. SEK, SEKA, TEK, PETKİM, DEMİR-ÇELİK, ÇİMENTO vs. kurumlarda olduğu gibi. Şimdi bu Kurumlara Türkiye’nin en eski kamu kurumu olan ŞEKER FABRİKALARI eklenecektir.

TÜRKŞEKER A.Ş.’ye ait 10 adet Şeker Fabrikası 2 ayrı portföy grubu halinde bir bütün olarak satışa çıkarılıyor. Bu satışa çıkartılan şeker fabrikaları, Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Çorum, Çarşamba, Elazığ, Malatya, Erzincan ve Elbistan’dır.

Başta ABD olmak üzere, Nişasta Bazlı Şeker Üreticilerinin baskıları ve yoğun lobi çalışmaları sonucunda, pancar şekeri üretimini azaltmak hatta yok etmek amacıyla şeker pancarı üretimine kota uygulaması yöntemiyle sınırlama getirilmiştir.

Yapılan kota uygulaması sonucunda;

Türkiye genelinde bundan 10 yıl önce şeker pancarı ekim alanı 387 000 hektar, ekim yapan çiftçi sayısı 380 000 iken, 2010-2011 döneminde şeker pancarı ekim alanı 197 000 hektara, ekim yapan çiftçi sayısı ise 137 000’e düşmüştür.

Yani şeker pancarı üretimine getirilen sınırlama sonucunda, Türkiye’de şeker pancarı üretimi 10 yıl içerisinde yarıya düşmüştür. Pancar ekimine getirilen bu sınırlama sonucunda üretimin yarı yarıya düşmesi sonucunda Türkiye genelinde şeker fabrikalarında da üretim önemli oranda düşmüştür.

Siyası iktidar, Nişasta Bazlı Şeker Üreticilerinin önünü açmak için, kendi öz kaynağımız olan şeker pancarı üretimine sınırlama getirerek, hem pancar üreticisini, hem fabrika çalışanlarını, hem de Şeker Fabrikalarını bitiriyor. Şimdi de, bu fabrikalar kapasitesinin çok altında çalışarak zarar ediyor diyerek fabrikaları satıyor.

Bunun sonucunda özelleştirilen Şeker Fabrikasında çalışanların işlerine son verilecek, pancar üretimi yapan çiftçiler ise çaresizlikle baş başa bırakılacaktır.

Enerji, Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM) olarak; 1926 yılından bugüne kadar ülkenin şeker ihtiyacını karşılayan ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlayan, 137.000 çiftçiye işveren, fabrikada memur, işçi olarak çalışana istihdam sağlayan şeker fabrikalarının özelleştirilmesinden derhal vazgeçilmelidir. 30.11.2011

ESM YÖNETİM KURULU