Yazdır

Seydişehir Halkına

Administrator tarafından yazıldı. Aktif .

Sevgili Seydişehirliler;
Uluslararası sermaye örgütlerince “Yeni Dünya Düzeni” adı altında ülkelere dayatılmakta olan özelleştirme; halkın vergileriyle kurulmuş olan fabrikaların yerli ve yabancı özel kesime aktarılmasıdır.
IMF ve Dünya Bankası güdümünde hazırlanmış olan Özelleştirme Programında artık sıra TÜPRAŞ, PETKİM, ERDEMİR, TEDAŞ, TEKEL, SEYDİŞEHİR ALÜMİNYUM gibi ülkemizin güvencesi olan son altınlarına gelmiştir. 13 Ağustos 2003 tarihinde özelleştirme kapsamına alınan SEYDİŞEHİR ALÜMİNYUM A.Ş.’nin %100 İdare hissesi, blok satış yöntemi ile özelleştirileceği ilan edilmiştir.

Sevgili Seydişehirliler;

Alüminyum Tesisleri satılıyor.
- Otel odalarında pazarlıkları yapıldı
- Oymapınar Hidroelektrik Santralı (HES) kuruluş amacına uygun tesislere bağlanmamış ve beslememiştir. Üretimdeki enerji maliyeti %49 çıkmış, kurum zarar ettirilmiştir.
- Özelleştirme kapsamına alınmasının hemen ardından, 15 gün içinde alel acele Oymapınar HES Seydişehir Alüminyum AŞ’ye bağlanmıştır.
Bunun anlamı; Çayırhan Termik Santrali yanında hediye edilen kömür madeni gibi, Seydişehir Tesisleri yanında madenler ve Oymapınar HES’in hediye verilmesidir.
BUNLAR ÖZELLEŞTİRME OYUNLARIDIR!

Sevgili Seydişehirliler;
İhale şartnamesini büyük bir zafer edasıyla radyoda açıklayan hemşehriniz sayın AKP Milletvekilinin, özelleştirmeyi meşru göstermek ve tepkiyi azaltmak için, köy köy dolaşarak verdikleri sözleri bir hatırlayalım;
- Üretim durmayacak, kapasite artacak.
- Seydişehir bir Alüminyum Üretim Merkezi olacak,
- En az 2000 kişi ek olarak işe alınacak.
- Modernizasyon yapılıp üretim artacak ve temiz çevre oluşturulacak
İhale şartnamesinde;
- Kapasite artışı yok,
- Ek istihdam yok,
- Yatırım yok.
Diğer yandan alıcı firma; Seydişehir Alüminyum “İflas etmiş bir Şirkettir” kampanyası yürüttü.
Oysa; - Tam kapasite çalışan, ürettiğini satan,
- Oymapınar Santrali bağlanınca 2004 yılında 27 milyon dolar kar eden,
- Katma değer üreten kendi yatırımı yapabilecek duruma gelen bir kurum.
SÖYLENENLERLE YAPILANLAR BİRBİRİNİ TUTMAMAKTADIR!

Sevgili Seydişehirliler;
Sermaye kesiminin derdi paradır, kârdır. İşsizlik, istihdam, bölgesel kalkınma, ülkenin ihtiyacı ve yan sanayi sermayeyi hiç ilgilendirmemektedir.
Özelleştirme; İşsizliktir, Yoksulluktur, Yolsuzluktur, Bölgeye aktarılan payın düşmesidir, Kahvelerin işsizlerle dolmasıdır, Esnafın kepenk kapatmasıdır, GÖÇTÜR. Kısaca terk edilmiş bir SEYDİŞEHİRDİR!
Ülkemiz örneklerle doludur; Daha önce aynı gerekçelerle özelleştirdikleri veya kapattırdıkları Mazıdağı Fosfat, Keçiborlu Kükürt, Halıköy Civa, Çinkur, Karabük Demir Çelik, Sivas Demir-Çelik, Murgul Bakır, Ergani Bakır, Elazığ Ferrokrom, Antalya Ferrokrom tesisleri vs. Sonuçlarını HATIRLAYALIM! DÜŞÜNELİM!..
AYNI DURUMA DÜŞMEK İSTEMİYORSAK,
BUNA İZİN VERMEMELİYİZ!

Sevgili Seydişehirliler;

İMF VE DÜNYA BANKASI NE İSTİYOR?
- Ülkemizi borçlandırıyor.
- Borcu borçla ödetiyor, tekrar borçlandırıyor, borçları artırıyor.
- Halkımızın malı, çocuklarımızın geleceği, altın değerindeki kuruluşları peşkeş çektiriyor.
“Babalar gibi satarım” söylemleriyle; Seydişehir Alüminyum Tesislerini satmak ekonomiyi kalkındırmak değil, mirasyediliktir ve vatanı satmakla eşdeğerdir!
Ülkemizi kuşatan emperyalist tekellere ve işbirlikçilerine sanayinin lokomotifi, verimli, karlı dev kuruluşlarımız bir bir peşkeş çekiliyor.
Bu peşkeşe karşı çıkmak boynumuzun borcudur. Bunu da yapacak tek güç emekçilerdir, halktır..
Mustafa Kemal Atatürk’ün söylemlerine kulak verelim. Ne demişti?:
“...Bizi iktisadi hayatımızı geliştirme, böylece refaha ulaşma amacına varmaktan alıkoyan iki kuvvet vardır; Biri dış düşmanlardır. Bunlar bizi, bir sömürge haline koymak için ilerlemememizi istemeyenlerdir. Fakat bizim için bunlardan daha zararlı daha öldürücü bir sınıf daha vardır; O da içimizden çıkması muhtemel olan hainlerdir...”
“...Felaket başa gelmeden önce, onu önleme ve ona karşı savunma çarelerini düşünmek gerekir. Geldikten sonra üzülmenin yararı yoktur...”
Bu nedenle;
- Ülkemizin ve Çocuklarımızın geleceği
- Sahip olduğumuz değerlerin korunması
- İlçemizin tekrar 3-4 bin nüfuslu bir kasaba haline dönmemesi için
DEMOKRATİK TEPKİMİZİ GÖSTERELİM.

Seydişehir halkının deneyimi var, Mücadele azmi var, Bunu başaracak gücü var. Seydişehir Şehir Meclisi” ruhunu yaşatmalıyız.
UNUTMAYALIM! YARIN ÇOK GEÇ OLACAKTIR.

Sevgili Seydişehirliler;

İhale iptal edildi. NEDEN?
- Alıcılar daha fazla pay istiyor
- Tepkiler oluşmaya başladı.
İhaleden vazgeçildi mi? HAYIR.
- Özelleştirme Yasası değiştiriliyor.
- Kamu Yararı kaldırılıyor.
- Daha kolay, sorunsuz, bedelsiz devredilmek isteniyor.
İHALENİN ERTELENMESİ OYUNUN BİR PARÇASIDIR!

Sevgili Seydişehirliler;
KESK/ESM olarak hükümeti ve yetkilileri bir kez daha uyarıyoruz;
Türkiye'de enerji, maden ve metal olarak stratejik konumdaki ve dünyada en ucuz birincil alüminyum üreten ve tam kapasite, yüksek verimle çalışan, kendi kaynaklarıyla tesisi modernize edebilecek mali güce erişen Seydişehir Alüminyum A.Ş'nin özelleştirilmesinden derhal vazgeçilmeli ve Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne iade edilmelidir.
Bu talebimizin yerine gelmesi için KESK/ESM olarak; Seydişehir Alüminyum’da çalışan memurlar, mühendisler, işçiler, konuyla ilgili duyarlı Kurum ve Kuruluşlar ve de tüm Seydişehir halkıyla ortak verilecek mücadelede birlikte ve yanınızda olacağımızı belirtir, herkesi birlik ve beraberliğe davet ediyoruz.
Unutmayalım ki; mücadelede başarılı olmanın yolu birlik ve beraberlikten geçer.

MERKEZ YÖNETİM KURULU