GENEL MERKEZ AÇIKLAMALARI

ESM Genel Merkezi: Elektrik ve Doğalgazda Soyguna Hayır! Zamlar Geri Çekilsin!

 

ABD-İsrail koalisyonunun İran’a yönelik saldırıları dünya ekonomisine yeni bir enerji krizi hediye etti! Hemen her savaşta ve krizde olduğu gibi enerji fiyatlarında oluşan tırmanışın maliyeti emekçi sınıfların sırtına yüklenmek istenecektir.

Özellikle Türkiye’de mevcut emek düşmanı politikalarla bunun aksi şaşırtıcı olurdu! Londra’da kapkaççı uluslararası sermayeye bedava kazanç imkanları sağlamak için dil döken Şimşek ve ekonomi yönetimi enerji fiyatlarındaki artışın acısını şimdiden çıkarmaya başladı. İran’a yönelik müdahalenin başladığı 28 Şubat’ta benzin 58 TL, motorin ise 60 TL idi. Bu hafta gelmesi beklenen zamlarla birlikte benzinin fiyatının 65 TL’ye, motorinin ise 90 TL’ye yaklaşması bekleniyor. Özellikle motorin fiyatlarında gerçekleşen % 50’ye yakın yükselişin halihazırda halkın belini büken hayat pahalılığını daha da derinleştirmesi kaçınılmaz. 

Ekonomi yönetiminin zam yapmaktan başka şansı var mı diyebilirsiniz. Örneğin İspanya’da akaryakıt fiyatlarında bulunan KDV % 21’den % 10’a düşürüldü. Elektrikte uygulanan % 5’lik vergi % 0,5’e düşürülürken; % 7’lik elektrik üretim vergisi geçici olarak kaldırıldı. Türkiye’de Ocak ayı itibariyle akaryakıt üzerindeki ÖTV oranı % 6,95’e çıkarılırken; KDV’de ÖTV’li fiyat üzerinden % 20 olarak uygulanmaya devam ediliyordu. Eşel mobil sistemiyle zamların bir kısmı ÖTV’den karşılanmış olsa da şu anda her bir artış zam olarak yansımaya başladı. 

Dolayısıyla atılması gereken ilk adımlardan biri İspanya’nın yaptığı gibi yakıt fiyatları üzerindeki KDV yükünün kaldırılmasıdır. Pırlanta ve elmastan alınmayan ÖTV’nin doğrudan halkın yaşam maliyetini artıran ürünlere yüklenmesi saçmalığına derhal son verilmelidir!

Elbette iktidarların kriz karşısında attığı adımlar hayata hangi sınıfın penceresinden baktığı ile doğrudan ilişkilidir. Özellikle elektrik ve doğalgazda yapılan son zamlarla birlikte iktidar halkın sırtına bir küfe daha yüklemekten kaçınmamaktadır. 

EPDK, 4 Nisan’da aldığı kararla birlikte konutlarda kullanılan elektrik tarifelerine % 25 zam yaptı. EPDK hanelerin yanı sıra alçak gerilimden elektrik kullanan kamu ve özel abonelere %17,5, orta gerilimden bağlı sanayi abonelerine %5,8 ve tarımsal abonelere de %24,8 zam yapıldığını açıkladı. 

Elektrik Mühendisleri Odası`nın (EMO) hesaplamalarına göre, 4 kişilik bir ailenin asgari yaşam standardı için ödemesi gereken aylık elektrik faturası 595,8 TL`den 744,7 TL`ye çıktı. Nisan 2026 itibarıyla faturanın yalnızca yüzde 15`i enerji bedelinden oluşurken, yüzde 75`e yakını dağıtım bedelinden oluşuyor. Bu hesaplamalarına göre, son 5 yılda enerji bedeli yüzde 24,5 artarken, dağıtım bedeli yüzde 880 oranında zamlandı. 

1 kWh elektrik için yaklaşık 49 kuruş enerji bedeli ödenirken, aynı elektriğin dağıtımı için bunun yaklaşık 5 katı, yani 2,4 TL tahsil edilmektedir. Ortada açık bir tercih vardır: Vatandaş yerine dağıtım şirketleri korunmaktadır.

Elektrikte meselenin özü açıktır: Emekçiler, özelleştirme politikalarıyla dağıtım şirketlerine çöken bir avuç sermayedarın insafına terk edilmiş; iktidar yıllar içinde dağıtım bedeli altında sermayeye devasa bir servet transferi gerçekleştirmiştir. Bu şirketler peki bu soygun karşısında ne yaptı: Kavucuru yaz sıcaklarında, dondurucu soğuklarda kesilen elektrikler; bakımsızlıktan dolayı çıkan yangınlar; bu yangınlarla, sokak ortasında elektrik çarpmalarıyla yitirdiğimiz canlar… 

Zamlar sadece elektrikle de sınırlı değil. EPDK doğalgaz fiyatlarını da artırdı:

  • Konut tüketicileri (evsel tüketiciler) için ortalama %25.
  • Sanayi tüketicileri için ortalama %18,61.
  • Elektrik üretim santralleri için ise ortalama %19,42.
Doğalgazda %25 Nasıl Hesaplandı? (Kademeli Tarife Detayı)Önceki dönemde (Mart 2026) tüm konut aboneleri aynı fiyattan doğalgaz alıyordu: 7.772 TL / 1000 Sm³ (toptan satış fiyatı, KDV/ÖTV hariç).Yeni dönemde (4 Nisan 2026’dan itibaren):
Kademe-1 (düşük tüketim, limit içinde kalanlar): 10.625 TL / 1000 Sm³ → %37 zam
Kademe-2 (limit aşan yüksek tüketim): 18.000 TL / 1000 Sm³ → %132 zam (Kademe-1’e göre de %69,41 daha pahalı)
%25’lik ortalama zam, şu şekilde ortaya çıkıyor:
Konut abonelerinin büyük çoğunluğu (%88-90) tüketimini Kademe-1 limitinin altında tutuyor. Bu grup için zam %37.
Sadece yaklaşık %10-12’lik bir kesim (toplam konut tüketiminin yaklaşık %36’sını yapanlar) Kademe-2’ye giriyor ve çok daha yüksek zamla karşılaşıyor.
Bu iki grubun tüketim ağırlıklı ortalaması alındığında, genel olarak konutlar için ortalama %25 zam çıkıyor.
Yani hükümet/EPDK/BOTAŞ, “konutlara %25 zam” derken tüm konut abonelerinin toplam doğalgaz tüketimi üzerinden ağırlıklı ortalama hesaplıyor. Çoğu kişi %37’lik zammı hissederken, yüksek tüketen azınlık %132’yi görünce genel ortalama %25 seviyesinde kalıyor.

Bu zamlar yaz mevsiminin yaklaşmasından dolayı belki faturalarda doğrudan hissedilmeyecek; ancak genel hayat pahalılığına doğrudan yansıyacaktır. 

Peki böylesine çılgın zamlar yapılırken; halkın cebinde durum nasıl? TÜİK Mart ayı enflasyonunu % 1,94 olarak açıkladı. Bu ne demek? Milyonlarca kamu emekçisinin ve emeklisinin yoksullukta bir kademe daha derine itilmesi anlamına geliyor. Geçtiğimiz günlerde emekliliği gelen Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay o bildiğimiz ezberi tekrarlayarak “Asgari ücreti yüksek bir yere çekeyim en azından işçi kurtulsun’ demek dünyanın en kötü fikri” demiş ve emekçinin aldığı üç kuruşta bile gözlerinin olduğunu tekrar beyan etmişti. İktidar, şimdi Cevdet Bey’in çizdiği rotada ilerleyerek kuşa dönen maaşlarımızı TÜİK’in sahte enflasyon rakamlarıyla kırpmaya devam etmektedir. 

İktidar ve ekonomi yönetimi Londralı bankerlere, uluslararası kapkaççı sermayeye, teşviklere, ucuz kredilere boğduğu yerli sermayedarlara gösterdiği bonkörlüğü emekçilerden imtinayla uzak tutuyor.

ESM olarak iktidara sesleniyoruz: Elinizi emeğimizden ekmeğimizden çekin!

Enerji en temel insan ihtiyacıdır. Bu ihtiyacın sermayenin kar hırsından kurtarılması elzemdir. Madencilik ve enerji üretimi, dağıtımı gibi hem insan yaşamını hem de çevreyi ilgilendiren sektörlerde özelleştirme politikalarına son verilmeli; özel elektrik dağıtım şirketleri derhal kamulaştırılmalıdır!

Elektrik ve doğalgaza yapılan zamlar geri çekilmeli; bu iki alanda vergi yükü ortadan kaldırılmalıdır!

Emekçilere içinden geçtiğimiz bu zor süreçte nefes almalarına olanak taşıyacak insani bir ücret sistemi getirilmeli; gerçek enflasyon karşısında ezilmelerini önleyecek ücret artışları asgari ücret ve emekli maaşlarından başlayarak gündeme alınmalıdır.

Savaşla birlikte tırmanışa geçen ve özellikle enerji fiyatlarının doğrudan etkilediği gıda üzerindeki vergi yükü azaltılmalıdır.

ESM olarak bu talepler etrafında mücadelemizi sürdüreceğiz!

İlgili Makaleler