
BASINA VE KAMUOYUNA
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (EPDK) kararıyla, elektrik tarifesi meskende 9,57 sanayide ise yüzde 9,26 oranında yükseltildi.
Enerji, Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM) olarak bugüne kadar defalarca dile getirdiğimiz gibi elektrikte özelleştirmeler ve hükümetin dışa bağımlı enerji politikaları devam ettiği sürece halkımız elektriği pahalı tüketmeye devam edecek, zamların ardı arkası kesilmeyecektir.
Bundan 30 yıl önce elektrik faturalarına bakmadan ödeyen halkımız, Bu gün faturaları ödeyemez duruma gelmiştir. Çünkü; elektrik aboneleri artık hükümetin gözünde hiçbir yere kaçma şansı olmayan birer müşteridir artık.
Türkiye’nin bir enerji politikası vardır. Bu politika dişa bağımlılıktır. Yapılan ise ZAM üstüne ZAM dır.
Yetkililere defalarca söyledik yine söylüyoruz, Türkiye Elektrik Kurumu gibi büyük bir kuruluşu parçalayıp, şirketlere dönüştürerek satmaya kalkarsanız, zam duvarına her zaman çarparsınız. Birkaç istatistiki bilgi verirsek; Ülkemizde üretilen elektriğin %55 i dışa bağımlı enerji kaynaklarından üretiliyor. Dışa bağımlı enerji kaynaklarından olan ithal doğalgazın payı %45, ithal kömürün %5, ithal fuel-oil ise %5 dir.
Oysa kendi öz kaynaklarımızı değerlendirebilsek; hidroelektrikte 100 milyar, rüzgarda 120 milyar, jeotermalde 16 milyar, güneşte 380 milyar, linyitte 116 milyar, biyogazda 35 milyar kWh olmak üzere toplam 767 milyar kWh’ lık elektrik enerjisi üretmek mümkündür. Bir Kamu Kurumu olan EPDK, Türkiye’ nin, 2030 yılı için 735 milyar kWh elektrik tüketeceğini tahmin etmektedir.
Hal böyleyken, AKP hükümeti, öz kaynaklarımız olan hidroelektrik potansiyelinin sadece %30, linyit potansiyelinin %33 ünü, Güneş ve rüzgar enerjisi potansiyelinin ise ancak %1 kullanabiliyor.
Türkiye’ nin enerji üretimi için ithal kaynaklara ödediği para 45 milyar dolardır. Kendi öz kaynaklarını değerlendirmeyen, halkına ucuz ve kaliteli enerji sağlama derdi olmayan, kısacası halkın yararına enerji politikası oluşturmamış bir hükümetin yapacağı tek şey zamdır.
Türkiye de herkes bilir ki, özelleşen her kurum batmış ve üretimden düşmüştür. Özelleşen her kurumun ürettiği pahalı, üretilmeyen de ithal mallar olmuştur. SEK, SEKA, TEK, PETKİM, DEMİR-ÇELİK, ÇİMENTO vs. kurumlarda olduğu gibi.
Bu nedenle halkın elektriği ucuza tüketmesi için; dışa bağımlı ithal kaynaklara dayalı çözümler yerine, ulusal kaynaklara yönelinmeli, hidroelektrik, yerli linyit, rüzgar, güneş, jeotermal ve biyogaz potansiyelimiz sonuna kadar kullanılmalıdır. Eskilerin bir sözü vardır, “Taşıma suyla değirmen dönmez”. İthal ettiğiniz enerji ZAM OLARAK HALKA DÖNER.
SAYGILARIMIZLA…
ESM YÖNETİM KURULU





