
Kocaeli ve Adapazarı’nda SEDAŞ özelleştirmesine karşı ortak eylem ve etkinliğe ESM Genel Başkanı Kemal BULUT, ESM Kocaeli Şubesi ve KESK’e bağlı sendika şubeleri, Kocaeli EMO Şube Yönetimi ve üyeleri, Kocaeli MMO Şube Yönetim ve üyeleri, Adapazarı TES-İŞ Şube Yönetim ve üyeleri ile Demokratik Kitle Örgütleri ve siyasi partilerden katılım oldu. Önümüzdeki süreçle ilgili özelleştirmelere karşı mücadelenin daha da yükseleceğini ifade ettiler.ÖZELLEŞTİRME KARŞITI PLATFORM
BASIN AÇIKLAMASI
21 MAYIS 2008
ÖKP
Sermayenin yapısal krizini kamunun mülkiyetindeki kuruluşlara el koyarak aşmak isteyen Özelleştirme girişimlerine karşı 90’lı yıllarda bir dönem başarıyla mücadele vermiş olan ÖKP’un (Özelleştirme Karşıtı Platform) yeniden ve daha güçlü bir sesle mücadeleye devam etmesi kaçınılmaz zorunluluk haline gelmiştir. Sermaye, kendince belirlediği sorunu ve çözümünü toplumsal muhalefetin onca çabasını yok sayarak dayatmış, bu yolda her yöntemi mubah sayan bir anlayışla çoğunlukla hukuk tanımaz bir pervasızlıkla özelleştirmeler gerçekleştirmiştir. İktidarların görmek istemediği, duymaya tahammül edemedikleri emek ve demokrasi güçlerinin mücadelesinin geçmiş birikim ve deneyimleri bugün en önemli araçlardandır.
Sermayenin emekçilere karşı yoğunlaştırdığı ekonomik ve siyasi saldırının en önemli kısmı bugün özelleştirme uygulamaları olarak karşımıza çıkmaktadır. Kamu mülkiyetindeki mal ve hizmet üreten kuruluşların sermaye sınıfına transferi olarak tanımlanan özelleştirme, çeşitli gerçek dışı söylemlerle ve ambalajlarla anlatılmaya çalışılmış ancak her özelleştirme sonrası foyası biraz daha ortaya çıkmıştır. Sermaye sınıfı ve onun işbirlikçileri, kamu mülkiyetindeki işletmeleri iktidar güçleriyle kötü işleterek özelleştirme söylemlerine destek bulmaya çalışmışlardır.
- ÖKP, kamu çıkarlarının savunulması doğrultusunda aşağıdaki ilkeler ışığında çalışmalarını sürdürür:
- ÖKP, özelleştirmenin sermaye sınıfı tarafından emekçilere yapılan bir saldırı olduğunu koşulsuz kabul eder,
- ÖKP, verimsiz ve geri teknoloji temelindeki kamu işletmeciliğinin mevcut işleyişini reddeder,
- ÖKP, sistemin mevcut krizlerinin ve sorunlarının özelleştirmeye gerekçe yapılmasına karşı çözüm önerilerini en geniş kesimlerin önerileri ve düşünceleri ile oluşturur ve geliştirir,
- ÖKP, özelleştirmelerin durdurulması için bütün yasal yöntemleri benimseyerek, toplumu bu temelde bilgilendirir ve bilinçlendirir,
- ÖKP, özelleştirmelere ve özelleştirme girişimlerine karşı bütün emek ve meslek örgütleri ile demokrasi güçlerini mücadelenin bileşeni olarak tanımlar,
- ÖKP, dünyadaki özelleştirme karşıtı mücadeleleri izler ve onlarla dayanışma yollarını arar,
- ÖKP, ülkemizdeki özelleştirme mağdurları ile dayanışma içindedir.
Mevcut Durum
Eğitim, sağlık, haberleşme, enerji başta olmak üzere bugün halkımızın doğal gereksinimlerini karşılayan mal ve hizmet üretimleri sermayenin insafına ve kar güdüsüne terk edilmek istenmektedir. Özelleştirilmesi akıl dışı olan mal ve hizmet üretimleri rekabet getirme ve kalite arttırma gibi asılsız fakat süslü sözlerle ambalajlanırken, özelleştirilen kuruluşların ürettiği mal ve hizmetlere alım garantileri verilerek daha baştan özelleştirmenin amaçları itiraf edilmektedir. Özelleştirmeler sonucunda, çalışanların özlük hakları başta olmak üzere yoğun hak kayıpları yaşanmakta, sendikasızlaştırma ve taşeronlaştırma başta olmak üzere çalışma yaşamına yoğun saldırılar yapılmaktadır. Ayrıca, meslek örgütleri ve sendikaların hukuksal mücadelesi her türlü yöntem ile bastırılmak istenmekte, bu mücadeleyi yürüten meslek örgütleri ve sendikaların susturulması için ele geçirme çalışmaları ayyuka çıkmaktadır. Bunca zorluğa karşın kazanılan hukuk davaları, yeni düzenlemelerle boşa çıkarılmakta veya hukuk hiçe sayılmaktadır.
Araçlar
Özelleştirmenin deşifresi ve geniş halk yığınları tarafından iç yüzünün görülmesi için her türlü ortamdan yaralanmak, mücadelenin önemli bir boyutu olarak değerlendirilmek durumundadır. Bu doğrultuda geleneksel yöntemlerin yanı sıra, yeni yöntemler ve ortamlar aracığıyla mücadelenin desteklenmesi ve geniş halk yığınlarının mücadeleyi sahiplenmesi sağlanmak durumundadır. Yazılı ve görsel basın araçlarının yanı sıra sanal ortam araçları yoğun olarak kullanılmalıdır.
Enerji Özelleştirmeleri
Geçmişte diğer hükümetler, bugün ise AKP eliyle sürdürülen özelleştirmeler ile kamu eliyle yürütülen hizmetler büyük oranda tasfiye edilerek, sermayenin serbestçe at koşturduğu dilediğince fiyat belirlediği, gözünün kırpmadan çalışanları kapı önüne bıraktığı, gözlerimizin içine baka baka vergi vermekten kaçındığı bir noktaya gelinmiştir. Enerji gibi hassas ve kamusal bir hak bile sadece kar/zarar ölçeğinde ele alınmakta, merkezi planlama ve işletme göz ardı edilerek ülkemizin enerji sistemi büyük bir risk altına itilmektedir. Doğalgazda her kış yaşanan sorunlar ortadayken, doğalgaz dağıtım şirketleri özelleştirilmekte veya daha baştan özel sektör eliyle işletmeye açılmaktadır.
Otoprodüktörlerin sistemi nasıl sabote edebildikleri 1 Temmuz 2006 tarihinde görülmüşken, daha da ileri gidilerek şimdi sistem tümüyle özel sektöre ter edilmek istenmektedir. Üstelik, kamu adına görev yapan en yetkili ağızların “kamu elinde bu işletmeler zarar ediyor, özelleştirmemiz lazım” gibi beceriksizlik itirafı sözleri dayanak gösterilerek. Muz kabuğunu gören her yetkili düşeceğini sanmakta, ancak hiçbiri yoldaki muz kabuğunu çöpe atmayı akıl edememektedir.
Yaşanan Özelleştirme Örnekleri ve Özelleştirmelerin “Olağan” Sonuçları
Bugüne kadar yaşanan bütün özelleştirmeler, kamu vicdanında güvensizlik yaratmışken, kimi özelleştirmeleri gerçekleştirenler yüce divan ya da mahkemelerde yargılanmışken, yeni özelleştirmelerin arka planının halktan saklanması olanaksızdır. AKTAŞ ve ÇUKUROVA gibi özelleştirmeler özel sektörün enerjiyi nasıl yöneteceğini fazlasıyla göstermişken yeni maceralara girmenin, dağıtım bölgelerinin tümünü özelleştirmenin, üretimi sermayenin kar hırsına terk etmenin mantıklı bir açıklaması olamaz. Kamusal hak olan enerji, kamu hizmeti yaklaşımı ile birlikte planlanmalı ve yönetilmelidir.
Keza, özelleştirilen elektrik üretim tesislerinde çalışanların sosyal ve özlük hak kayıpları araştırma gerektirmeyecek kadar ortadayken, çalışma barışının dinamitlenmediğini söylemek olası mıdır? Telekom’da geçtiğimiz yıl yaşanan grev hafızalardayken, mahkemelik olmuş sabit ücret uygulamaları bilinirken özelleştirmenin ucuzlama getirmesi, çalışanlara zarar vermemesi mümkün müdür?
Uluslararası Tekellerin Özlemleri ve Hükümet(ler)in Duruşu
Ülkemizde 80 sonrası göreve gelen bütün iktidarlar, bir biçimiyle özelleştirme uygulamalarını sürdürmüşlerdir. Geri bıraktırılmış ülkelere özelleştirme öneren gelişmiş ülkeler, kendi sınırları içinde özelleştirme yapmamakta ancak bizim ülkemizdeki kamu kuruluşlarını satın almak için çaba harcamaktadırlar. Bu açıdan bakıldığında özelleştirme söyleminin sadece ülkemizdeki durumuyla ele alınmasının, bizi doğru bir sonuca ulaştırması söz konusu değildir. Özelleştirme sonuçları ise yaşanan her yerde benzerdir. Brezilya’daki durum bütün özelleştirme karşıtı hareketler için önemli bir deneyim niteliğindedir.
Özelleştirmelerin İktisadi Yönü
Özelleştirmelerde bugüne kadar yaşananların bir başka ortak yönü, sermayeye devredilen kuruluşların yok pahasına elden çıkarılması, bazen kuruluş alacaklarının bile satış bedelini fazlasıyla ödeyebileceği, arsa bedelinden daha düşük bedellerle özelleştirmelerin yapıldığı sıkça görülmüştür. Kimi özelleştirmelerde ise kuruluş gelirleri ile kuruluşa taksitle sahip olmanın söz konusu olduğu satışlar yaşanmıştır. Özelleştirmeler sonucunda hazine gelirlerinde önemli yer tutan vergi girdilerinde de önemli düşüşler yaşanmaktadır.
Özelleştirme Karşıtı Platformunun (ÖKP) yaklaşımı
ÖKP, emekten ve halktan yana, aydınlık bir geleceğe giden yolda bilim ve teknolojinin yol göstericiliğine, bütün dayatmalara, baskılara ve saldırılara karşın yürüyecektir.
Ne Yapmalı, Nasıl Yapmalı
Asıl olanın dünyayı yorumlamak değil onu değiştirmek olduğu bilinciyle, sermaye tarafından dayatılan sınıfsal, bölgesel, cinsel, eşitsizlikleri ortadan kaldırmak için tüm emekçileri, ezilenleri, yoksulları, barıştan ve yaşanabilir bir çevreden yana olan emek ve meslek örgütlerini, daha adil bir dünya kurma mücadelesine çağırıyoruz.
ÖZELLEŞTİRME KARŞITI PLATFORM (ÖKP)
KOCAELİ





