BASIN AÇIKLAMALARIGENEL MERKEZ AÇIKLAMALARI

TEKEL’DE NELER OLUYOR?

Kaçak ve sahte, içki-sigara satışındaki artış, özelleştirmenin bir sonucudur. Yakın zamanda 20 kişinin ölümüne sebep olan kaçak içki son günlerde yine gündeme gelmiştir. Sayın Bakan Kemal UNAKITAN; basına yaptığı açıklamada 90.000 kg. sahte ve kaçak sigaranın piyasaya sürüldüğünü ifade etmiştir. Gerçek rakam çok daha fazladır.

Kaçak ve sahte sigaralar; bünyesindeki maddeler, katkı maddeleri, üretiminde kullanılan sarf maddeleri insan sağlığı için son derece tehlikelidir. Kaçak ve sahte içki-sigara, halkın sağlığını ve yaşamını tehlikeye attığı gibi, TEKEL markalarının üretimlerini yarıya düşürmüştür. Basında yer alan sahteciliğin boyutunu, Başbakan ve bakanların da kaldığı ünlü oteller zinciri Rixos’ta ele geçirilen sahte ve kaçak içkiler göstermektedir.

Sayın Bakan kaçak ve sahte sigaradan yakınmaktadır. Bakan muhalefette değil, iktidardadır. Yakınma değil çözüm üretilmelidir. TEKEL yabancı sigaraların ablukası altındadır. TEKEL markası savunulmuyor. TEKEL markasına sahip çıkma konusunda TAPDK (Düzenleme Üst Kurulu) ile yönetim arasında yetki-sorumluluk karmaşası yaşanıyor; sorunlar çözülmüyor. Sahte ve kaçağı kimin denetleyeceği, önlem alacağı belli değildir. Oysa 556 sayılı Markalar Kanunu ile markayı koruma yetkisi üretici firmaya ait olup, sahteciliği yapanlar hakkında hukuksal mücadele verir. TAPDK ise gerek yurt içinde, gerekse gümrüklerde önlemlerin alınmasında kurumlar arası koordinasyonu sağlamakla görevlidir.

TAPDK, Pazarlama Dağıtım Başmüdürlüklerine gönderdiği yazılarla kaçak ve sahte sigara takibinde kendilerinin görevi olduğunu belirterek, asıl görevli olan TEKEL Pazarlama Dağıtım Başmüdürlüklerindeki “Kaçak Takip Birimleri”ni işlevsizleştirmiştir. Özelleştirme kapsamına alınma ile, TEKEL personelinin emekliye sevk i ve başka kurumlara gönderilmesiyle ortaya çıkan personel yetersizliği ve dağıtımın taşeron eliyle yürütülmesi sonucu, denetlemeler yapılmadığı gibi, bu durum kaça k içki ve sigara dağıtımını meşrulaştırmıştır. Yetki karmaşası, TEKEL markasını sahip çıkmama/çıkamama, denetleme yetersizliği, TEKEL’i dinamitlemektedir. Ülkemizde 500 firma arasında ilk beşte yer alan TEKEL bugün 20’Ii sıralara gerilemiştir.
“TEKEL’i şaha kaldıracağız” söylemleriyle yönetime gelenler, pazar payını %70’lerden %30’lara geriletmiştir. Kâr eder durumdaki TEKEL 2003 yılından itibaren zarar etmeye başlamış, 2004 yılında 250 milyar zarar etmiş, ÖTV borcu 1 katrilyon olmuştur. 2005 yılı rakamlarının daha fazla olacağı tahmin edilmektedir. Bilinçli olarak uygulanan IMF talimatlı politikalar sonrasında, yatırımlar kısılarak işlevsiz hale getirilen kurum; iyi yönetilmemiş, parçalara ayrılarak özelleştirmeye başlanmıştır.Önce Alkollü içkiler bölümü şaibelerle özelleştirilmiştir. Siyasi yetkililer tarafından kurum hakkında bilinçli olarak olumsuz söylemlerde bulunularak kurum yıpratılmıştır.

TEKEL üzerinden yürüyen soruşturmalar, yolsuzluk iddiaları var. Başbakanlık Denetleme Kurulu raporları var. Ağır cezada görülen davalar var. Tüm bunların sorumlusu yalnızca Genel Müdür Sezai ENSARİ midir? İstifa etmesi yeterli midir? Başka sorumluları var mıdır? TEKEL şaibelerle, yolsuzluklarla, yok olma durumuna getirilmeyle anılır olmuş. Bunun hesabını kimler verecek/vermelidir?


Alkollü içkiler Müessese Müdürü iken kurumu 100 milyonlarca dolar kayba uğratmasıyla adı Denetleme Kurulu raporlarına giren ve özelleştirme sonrasında Mey içki Genel Müdürü olan Esin ATAAY’la ilgili soruşturma ne aşamadadır? Konu hasır altı mı edilmiştir? Zaman aşımına mı uğramıştır? Başka bağlantıları var mıdır? Bu sorulara siyasi sorumlular cevap vermelidir. Özelleştirme idaresi’ne devredilmesiyle başlayan TEKEL’in yok edilme operasyonu başarıyla sürdürülüyor. Bu gidişle ortada satılacak bir kurum, bir sektör kalmayacaktır. Hedef satamıyorsam yok ederim anlayışı mıdır?

Siyasi iktidar gereğini yapmalıdır. Gereğini yapmazsa bunun sorumluluğunu taşımaktadır. Halkın sağlığını tehdit eden bu duruma önlem alınmalı, TEKEL üzerinde oynanan oyunlara son verilmeli, özelleştirme kapsamından çıkartılmalıdır. TEKEL üzerinde oynanan oyunların taki
pçisi olacağız. Özelleştirilmesine, yok edilmesine karşı, olumsuz etkilenen tüm kesimlerle birlikte mücadele edeceğimizi kamuoyunun bilmesini istiyoruz.

Kemal BULUT
Genel Başkan

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir